Güngören’de meydana gelen patlamadan sonra millet olarak derin bir üzüntü duyduk. Patlamanın haince bir şekilde gerçekleştirilmesi terörün pis yüzünü bir kere daha gösterdi.

Savaş yapmanın da bir usulü vardır. Kimse kendine kalleşce savaştı, kalleşce öldü dedirtmek istemez. Belki biliyorsunuz belki ilk defa duyacaksınız. Kurtuluş Savaşında cephede vatanı için ter döken kahramanlarımızla düşman askerleri bazen savaşmaya ara veriyorlardı. Çünkü kesintisiz bir savaş iki taraf içinde yıkım olurdu. İşte bu nedenle bu verdikleri aralarda iki siperin arasında futbol maçı yapıyorlardı. Ayrıca iki tarafın da yemeklerini birbirleriyle paylaştıkları su götürmez bir gerçek.

Belki aramızda bazıları neden savaşırken düşmanla maç yapayım ki, neden ekmeğimi paylaşayım ki diyebilir. Bu soruya yanıt bulmak için öncelikle savaş neden yapılır ona bakalım…Sahi savaş neden yapılır biz neden savaşa girmiştik. Karısını, çoluğunu çocuğunu, sıcak yuvasını bırakan yiğitler neden savaşa gitmişti. Ben söyleyeyim: onurları için, karıları, çocukları için, bağımsızlık için… Yani kısaca onurlu bir yaşam için. İnsana yakışır bir yaşam isteyen birisi neden kalleşce savaşsın ki?

Kurtuluş Belgeselini izleyenler bilir. Oradan savaş sonunda arabasıyla yolun kenarında eşşek üstünde bir esir ve yayan olarak eşşeği götüren Türk askerini gören komutan ere neden sen yürüyorsun bırak şu İngiliz yürüsün der. Türk askeri “Komutanım olmaz, o bizim misafirimizdir, kötü davranmak olmaz” dememiş miydi?

Bu kadar kahraman bir milletin içinde yaşayan bazı hainler ancak böyle saldırıları gerçekleştirebilir. Bu dediğim onurlu savaşa bakış açınız nedir?

Bunlar da İlginizi Çekebilir