Az önce başından kalktığım filmin yazısını sıcağı sıcağına yazayım dedim. Tam istediğim tipte bir filmdi. Hem aksiyon, kavga, dövüş vardı hem de teknolojinin son imkanları film için seferber edilmişti. Tipik bir CIA filminin ötesinde bir film.

Bu film Jason Bourne serisinin üçüncü filmi. Bundan önce “Geçmişi Olmayan Adam” ve “Medusa Darbesi” filmleri vizyona girmiş. Girmiş diyorum çünkü ben serinin diğer iki filmini henüz izleme fırsatı bulamadım. Diğer filmleri izlemeden üçüncü filmden başladım ama diğer filmleri izlememenin eksikliğini hiç hissetmedim. En kısa zamanda diğer filmleri de alıp seyredeceğim.

Film, bir adamın CIA tarafından özel bir programa sokulması ve geçmişini unutan adamın kendini ararken karşılaştığı polisiye olayları anlatıyor.

Filmde benim hayran kaldığım tek isim var o da Matt Damon. Kesinlikle daha önce rolü yaşamak diye bir tabir kullanmıştım ya işte o denli süper oynamış. Tek kulağındaki kulaklıkla sürekli geçmişini öğrenmesine yardımı olabilecek kişilerle irtibat halinde, arkasında yasal yolların haricinde kanun-dışı eylemlere de imza atan CIA varken zekasıyla tüm olaylardan sıyrılıyor.

Filmdeki en sevmediğim adam pis işlerin yöneticisi olan başkan yardımcısıydı.Adamın sinirlendiği zaman şunu bulun demesi ve de saçma sapan hareketleri çok gıcığıma gitti. Adam da kriz yönetimi denen birşey yok. Kriz anında etrafındakilere bağırmaktan başka birşey yapmadı. Gıcık herif!

Filmden çıkardığım ders ise, bu gizli istihbarat örgütlerinin pis işlere bulaşmayanı yok heralde. Zaten herşeyi kanuna, nizama göre yapsalardı neden gizli olsunlar ki? Bu konuda biraz kitap okuyup bilgilenmek istiyorum. Özellikle Milli İstihbarat Teşkılatımızı (MIT) ve Amerikan Merkezi Haberalma Teşkılatı (CIA). Yapısı nasıldır, ne yerler ne içerler çok merak ettim doğrusu bu filmden sonra.

En başta da söylediğim gibi film güzeldi. Sonu biraz boş olmuş gibi geldi bana ama yine de izleyin ve siz karar verin. İzlemeye değer bir film.

Bunlar da İlginizi Çekebilir